28 Yaşında Olmak

Hayattan Çıkarılmış En Önemli Ders

Merhaba dostlarım, bloğuma hoş geldiniz 🙂

22 Haziran’da 28 yaşındaydım. Aslında bu yıl çok farklı beklentilerim vardı. Doğum günü haftamda sevdiceğimle nikahımız vardı. 10 yıllık ilişkimizi daha da kuvvetlendirmeye ve birleştirmeye karar vermiştik. Herkes gibi bizim de nikah hayallerimiz pandemi ile sarsıldı. Ancak sağlığımızın yerinde olması, sevdiğimiz insanların sağlıklı olması bizim için önemli olan ve nikahımızı erteleme kararı aldık. Çağrı şu an askerde ve hayatımın en zor döneminden geçiyorum desem yeridir. Çünkü her an Çağrı’yla konuşabilmek, buluşabilmek, tatile gidebilmek, dokunabilmek, sarılabilmek o kadar kıymetli ki! Her gece sesiyle uyuyordum, gün içinde mutlaka sohbet ediyorduk, her derdimi sevincimi paylaşabiliyordum. Bir hafta geçti Çağrı askere gideli ancak bana bir yıl gibi geliyor. Tüm asker yarenlerini çok iyi anlıyorum ve hem size hem de kendime sabır diliyorum. Sizi üzmek için değil hayattan aldığım dersler neler onları paylaşmak için aslında oturdum bilgisayarımın başına 🙂 Dün Polina’nın videosunu izledim ondan esinlendim aslında 🙂 Merak ederseniz o videoyu da 24 yaşıma kadar öğrendiğim 24 şey  izleyebilirsiniz. Dilerseniz 28 yaşında neler hissediyorum, hayattan nasıl dersler çıkardım ona geçelim.

Hayattan Çıkarılan Dersler
Hayattan Çıkarılan Dersler

Hayattan Çıkarılan Dersler

  • Çocukluk döneminde uzun yıllar hastalanan biri olarak sağlığımın kıymetini daha iyi anladım. Bedenimin, ruhumun  isteklerini bastırmamayı öğrendim. Her şeyin başı sağlık cümlesi klişe gelebilir ancak hayatımda duyduğum en doğru cümle! Sağlık olmadan istekleri gerçekleştirmek mümkün değil!
  • Hayatta ne istediğini bulmak zaman alabilir ancak mutlu olmayı seçmek de kişinin kendi elinde… Amaçlar değişse de an’dan keyif almalı, elindekilerinin kıymeti bilinmeli! Örneğin bir parka gidebiliyor olmak, bir çocuğun gülüşüne şahit olabilmek keyiflenebilmek, gökyüzüne bakmak, bazen bir binanın altında yağmurda mahsur kalmak ve o toprak kokusuyla o yağmuru izlemek, birilerine yardım etmek, nasılsın demek….
  • Hepimiz kendi kafamızdaki hikayelere inanıyoruz. O hikayeler bazen bizi yanlış yönlendiriyor olabilir. Objektif bakmak için o hikayeleri artırmak gerek!
  • DEDİKODU, YÖNLENDİRMELERDEN UZAK DURMAK! Yönlendirmeden kastım iki kişinin arasındaki sorundan etkilenip tanımadığın kişi hakkında önyargılardan bulunmak! İki kişinin arasındaki sorun üçüncü kişiyi ilgilendirmez ve bunlar anlatılıp büyütüldükçe kişi kendini küçük düşürmekten başka bir şey yapmaz. Dedikodu ise zehirdir. O gruplarda ara ara olsam da gün sonunda kendimi kötü hissediyorum. Hep birilerinin cevap hakkı olduğunu unutmadan ortamda hareket etmek gerek…
  • HER ŞEY GEÇECEK! İyi olan bir şey de olsa kötü bir süreç de olsa geçecek! Bunun farkında olmak, sabretmek iyi geliyor. Şu an Çağrı askerde ve yakında yanımda olacağını hayal ediyorum. Bu süreç geçecek, geçmez sandığım her şeyin geçtiği, bitmez sandığım tüm acıların bittiği gibi bu da geçecek!
  • Sabretmek kötü bir şey değilmiş. Bazen istediklerimin hemen gerçekleşmesini isterdim. Bekledikçe sıkılır, neden hemen olmuyor, başkalarının hemen oluyor diye sızlanırdım. Ama sabrettikçe, inandıkça hayallerinin ötesinde yaşıyor insan… Sabır, değeri anlamanı sağlıyor, düz yoldan değil de dolaylı yoldan gitmeyi öğretiyor.
  • Her zaman farklı bir yol vardır. Her zaman farklı bir seçenek vardır. Bir şeyi çok istediğinde olmaz ancak daha iyisi olmayacağı anlamına gelmez. Bir şey olmuyorsa nedeni vardır, bir şey oluyorsa ne mutlu ancak olmaması da o kadar kötü değil! Onun neden olmadığı değil hangi kapıları açtığına odaklanmak gerek!
  • Hayallerinden vazgeçme, onları gerçekleştirmek için en uygun zaman şu an! Başlamış olmak mükemmel olmaktan her zaman iyidir.
  • Mükemmellik diye  bir şey yoktur! Herkesin, her şeyin eksiği olur. Önemli olan onu kabullenmek, şefkat göstermek ve ilerlemek!
  • KİMSEYİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMA! Özellikle özel hayatta yapılmaması gereken bir davranış! Bir insanın kendini değiştirmesi zorken başka birinin zorla değiştirmeye çalışması kadar itici bir şey yok! Sevdiğinizi o haliyle seviyorsanız devam edin sonradan değiştiririm diye evlenecekseniz özellikle ondan vazgeçin! Çünkü kimse değişmez, değişmeye zorlanamaz, zorlanmamalı! Zorlama varsa zaten ilişki değil zorbalıktır o!
Hayattan Çıkarılmış En Önemli Ders
Hayattan Çıkarılmış En Önemli Ders
  • Kendi alanını koru! Sevdiğiniz şeyleri destekleyen, size yardımcı olan insanlarla olmak! Özellikle sevdiceğiniz, dostlarınızın sizin sevdiğiniz konularda desteklemesi, engelleyici davranmaması çok önemli! Örneğin ben spor yapmaktan çok hoşlanıyorum, çekim yapmayı seviyorum, gezmeyi seviyorum. Bunlara vakit ayırmak istiyorum. Çağrı bu konuda hep destek olmuştur. Aynı şekilde Çağrı oyun oynamayı çok sever, belgesel vs izlemekten keyif alır, araştırma yapmayı sever, gitar çalmayı sever. O da bunlara vakit ayıracağını söylediğinde anlayışla karşılar ve kendini geliştirmesi için ben de ona alternatifler sunmayı severim. Ki belli bir yerden sonra zevklerimiz harmanlanmaya başladı. Ancak kendi hobilerimizi uygulama ve özellikle arkadaşlarımıza saygı gösteriyoruz.
  • Anlar biriktirmek, hayatı yaşamak gerek! Ölümlüyüz arkadaşlar, hayat üzülmek, birilerini ya da kendimizi suçlamak için gerçekten çok çok kısa! Dert sandığımız çoğu şey dert bile değil ve hepsi eninde sonunda geçiyor, geçecek! O yüzden bol  bol yaşayın, anılar biriktirin, çook sevinn, çoook sevilin, kabul edin önce kendinizi sonra insanları, doğayı, hayvanları… Kırmayın, küsmeyin, incitmeyin hiçkimseyi, hiçbir canlıyı…. Bu dünyaya geliş nedenimiz mutluluktan olsun hüzünden değil!
  • Konuşmak! Kimseyle anlaşmak zorunda değiliz ancak saygı duymak zorundayız. Ortada problem varsa doğrudan kişiyle iletişime geçip konuşmak en doğru yaklaşım! Kişisel algılamamak, anlayışlı olmak çok değerli bu alanda… Çok sevdiğiniz biriyle konuşuyorsunuz örneğin ancak modu düşük ya da sizinle hiç ilgisi olmayan bir şeye canı sıkkın ve o an paylaşmak istemiyor. Böyle durumların olabileceği ve kişisel olmadığını kabul etmek iki taraf için de sağlıklı olacaktır.
  • Kendi kendine yetebilmek! Tek başınıza kahve içmeye gitmek, yürüyüşe gitmek, yalnız kalmak, müzik dinlemek, yemek yapmak gibi birçok aktiviteyi yalnız yaparken de keyif alabilmek muazzam! İlla birine ihtiyacınız yok, her zaman yanınızda birileri olacak diye bir şey yok! Kendi kendinize çok iyi gelirsiniz, mutlu olursunuz. Ben üniversite hayatımdan bu yana yalnız vakit geçirmekten çok çok hoşlanıyorum. Hatta kendimle kalamadığımda mutsuz olurum 😀 Bi kendimi dinleyeyim, ne istiyorum, neyle mutlu oluyorum, hayaller kurayım, içtiğim kahvenin tadına varayım istiyorum. Ancak birlikte olduğum insanlarla olmaktan da keyif alabiliyorum. Bunun nedeni de önce kendime veriyorum değerimi, saygımı sonrasında sevdiceğime, aileme, dostlarıma verebiliyorum. İnsanın kendine saygısı ve sevgisi olmadığında başkasına veremez düşüncesindeyim.
  • İnsanlarla iletişimde kal! Kimseyle kötü ayrılma! Özellikle iş ve arkadaşlarınızla yollarınızı ayırabilirsiniz. Ancak sonradan birbirinize ihtiyacınız olabilir. Aradaki saygı ve sevgiyi devam ettirebilmek, karşılaştığınızda sohbet edebilmek keyifli! Özel hayatta ya da çok ekstrem bir durum varsa tabii ki hakkınızı savunabilir ve keskin çizgilerle ayrılabilirsiniz. Bir de bunun için kimseye açıklama yapmak ya da kendinizi yıpratmak zorunda değilsiniz. Bazı şeyler yaşanması gerekiyorsa yaşanmalı!
  • Kimin ne dediğine değil ben ne istiyorum önemli! Bazen sırf gelenekler için yıpranan hayatlara rastlıyorum. Ki yeri geliyor ben de mücadele ediyorum ve hayatımda en çok zorlandığım konudur!! Ben bunu istiyorum diyebilecek kadar net bir insan olduğum için çoğu zamanda “dik kafalı, saygısız” gibi ithamlara maruz kalıyorum. Bir yazı vardı sosyal medyada “İzin verirseniz ben de kendi hayatıma karışmak istiyorum.” diye… 😀 Bildiğim yolda ilerlemek, hataysa kendi hatamı yapmak her zaman güzel gelmiştir. Sorumluluk benim, hayat benim, kimseyi ilgilendirmez. Doğrularına sahip çıkmak kolayken yanlışlara sahip çıkmak zor olabilir ancak onlara sahip çıktıkça benim kararım sonucu da benim dedikçe olgunlaşıyor insan…
28 Yaş Bunalımı
28 Yaş Bunalımı

28 Yaş Bunalımı

Son olarak içerik araştırırken 28 yaş bunalımı olduğunu öğrendim. 28 yaşına kadar evlenmeyen kişinin evde kalmış yorumu ya da çocuğu olmamış insanlara yapılan baskılardan bahsedilmiş. Herkesin zamanı farklı ah bir anlayabilsek! Aynı zamanda herkes çocuk istiyor diye bir kural yok! Bir bırakın insanları diye bağırasım geliyor 😀 24 yaşında istediğim üniversiteye başladım,  o yaşta başlanır mı dediler. Başladım ve inanılmaz güzel yıllar geçirdim, harika insanlar tanıdım. İş bulamazsın dediler, kendimi geçindirecek kadar kazanıyorum çalışıyorum. Bu 50 yaşında da olabilirdi 18 yaşında da… 40 yaşında da doğum yapılabilir 30 yaşında da 24 yaşında da… Kim ne yaşamak istiyorsa yaşar zamanı gelince… Saçma sapan hikayelerle beyin yıkamaktan vazgeçersek daha mutlu toplum olacağız 🙂

Hayata Dair Yazılar
Hayata Dair Yazılar

Benim liste uzar ancak sizi de sıkmak istemiyorum, buraya kadar okuduysanız gözlerinize sağlık, çok öpüyorum. 🙂

Bir sonraki yazımda görüşürüüüüz, sizi seviyoruuum 🙂 Instagram Meryemlecom hesabımdan takip edebilirsiniz 🙂

Bunları da beğenebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir