Hayatın Neresinde Kaldığını Bilmek

Merhaba, bloğuma hoş geldiniz 🙂

Sohbet yazılarını okumayı sevdiğim kadar yazmayı da çok seviyorum. İnsanı bilinmeyenlere farklı bir bakış açısına sürüklüyor. Son aylarda hatta son yıllarda yaşanan ülkemizdeki olaylar herkes gibi benim de çok canımı yakıyor. Danimarkanın, İsviçre’nin 3 yılda ya da 5 yılda yaşadığını biz 1 saate sığdırabiliyoruz maalesef ama bir şeyleri değiştirmek de büyük küçük herkesin görevi ve ülkemizi daha yaşanabilir hale biz getirebiliriz. Bunun bilincinde çalışmalı, kendi gücümüze güvenmeli ve hedefler doğrultusunda ilerlemeliyiz.
P_20160505_124347_BF
Yaşadığım tecrübelerin toplamı başarıdır benim için. İyisiyle kötüsüyle, tanıştığım insanlarla, yanımda olan insanlarla ve en çok da benim harcadığım emektedir. Bu emek sadece insan ilişkilerinde değil yaptığım işte gösterdiğim gayret ve başarı oranı bir başka huzurdur. Son aylarda buralardan uzak kalsam da öyle yoğun günler geçiriyorum ki bir saat önce mükemmel bir haber alırken ertesi saat başka bir konuda üzücü bir haber alıyorum. Hâl böyle olunca gün içerisinde birçok kişiye dönüşebiliyorum. Özellikle iş ve özel hayat dengesini kurarken neleri öne alıp neleri geri plana iteceğiniz önceliğiniz oluyor. Bu evrede her daim yanımda olan, fikir veren, desteklerini esirgemeyen, gece gündüz saatin hiç önemi olmadan “her zaman yanındayım” diyen canımın içi, kelimelerle anlatamadığım sevgilime, realist kararlarıma her daim saygı duyan, güvenen aileme sonsuz teşekkür ederim. İyi ki iyi ki iyi ki varsınız 🙂 Duygularımı derinlemesine yaşayan sevgisini doruklarda kızgınlığını öfkeye dönüştürmeden külleyen insanlardanım. Çabaladığım yolda hedeflerimi, kişiliğimi kimseye anlatmamaya çalışırım ki karşımdaki insan beni görmek istediği gibi görsün onun alanlarına saygı bırakayım diye. Bunu iyi alan da olur kötü olarak alan da ve kimseye öyle gördüğü için kızamam. Kızgınlık, öfke özellikle kine harcayacak ne zamanım ne de duygusal alanım var. Yorulurum her şeyden önce özellikle kötü ruhlu insanların yaydığı hastalıklı enerjiden… Lise zamanımda bu tür arkadaşlarım vardı, her şeyden şikayet eden, başarılara olumlu bakamayan, başarısızlıklar daha kolay ve cazip gelen kişiler… Yapamadım bu kişilerle çünkü karakterime, yapıma uygun arkadaşlıklar değildi. Ben burada başarısızlıklarımı da gönül rahatlığıyla paylaşabiliyorum başarılarımı da ve başarılarıma tanık oluyorsunuz, bana bu hakkı verdiğiniz için de sizlere çok teşekkür ederim. Benim anlatmadıklarımı başkalarının gördüğü ve bana gelen yüreği güzel bir insandan gelen mesaj vardı ki beni çok duygulandırmıştır, sınıf arkadaşımdan doğum günüme gelen bir mesaj… Cümlede geçen “yılmadan, güçlü kalabildiğin için, kendi ayaklarının üstünde duran, her zaman sevdiklerine zaman ayırmasını bilen ülkemin ve hatta dünyanın örnek alması gereken güçlü, mücadeleci ve başarılı bir kadınsın…” Böyle anlar insanın daha da güçlenmesine ve sevdiklerine daha da sıkı sarılmasına neden oluyor. Doğum günü kutlamayı sevmeyen bir insanım ben, doğum günlerini her zaman saçma bulmuşumdur. Ama bir tek kelime bazen sizin hiç olmadığınız kadar güçlü olmanızı sağlar ve böyle insanlar iyi ki var.
P_20160306_145225_BF
Bir yazımda mutluluk benim için çalışma, huzur demiştim. Şimdi gerçekten mutluluğu yaşıyorum. Başarılı bir şekilde birinci sınıfı bitirdim, son sınavı bitirdiğimde artık kocamaaan bir üç ay var nasıl değerlendiririm sorusu yoktu aklımda çünkü hazırdı. Şimdi onları gerçekleştirmek zorundayım, yoğun günler yaşıyorum ve inanın çoğu şeye yetişemiyorum bile. Ama önceliklerim, sevdiklerim hep ön planda tabii ki sizler de 🙂 O yüzden yaz ayı boyunca yazmamayı planlıyordum ama bu fikir bana dayanılmaz geldi ve aralarda bloğuma koşuyorum. Neler yaptığımı, planlarımı uzun uzadıya anlatmayacağım belki ikinci sınıfta detaylı olarak gelebilir. Anlatmamamın nedeni tecrübe konusunda yeni olmam ve aldığım kararlara her gün bir yenisini ekleyip uygulamam.
P_20160305_173907
Kısaca size söylemek istediğim çalışın, mutlu olun ve kendi öz saygınızı koruyun ve en önemlisi de saygınızı geliştirin. Yaptığınız şeyin en iyisini, en güzelini; kendi ve sevdiklerinizin kıymetini bilerek yapın. Her şeye yetişemeyebilirsiniz, ilk yaptığınızda olmayabilir geliştirin, değiştirin ve kimseyi dinlemeyin. Her zaman savunduğum, geçerliliğine inandığım bir durum vardır: Bolca konuşacak zamanı olan insanlar, herkesi kendi gibi sanarak iyisi ve kötüsüyle yorum yapar. Herkesi kendi haline bırakın ve size iyi gelmeyenlerden hızla uzaklaşın. Bazen bir insanın omzu, bazen uyandığınızda bir kuş cıvıltısı, bazen bir toprak kokusu, bir deniz sesi her şeyin ilacı… Yaptığınız her ne ise bir yemek olabilir bir müzik dinlemek olabilir içten yapın, severek ve hissederek…
Sizi seviyorum, hissederek 🙂

Hayallerimizin gerçekleştiği günlerde buluşmak dileğiyle, sevgimle….

Bunları da beğenebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir