Normal Hayat Sorunun Kendisiydi!

Zor Zamanlar Bizi Nasıl Güçlü Hale Getirir?

Merhaba dostlarııım, bloğuma hoş geldiniiz 🙂

Corona virüsü salgını nedeniyle hepimizin hayatları alt üst oldu. Hepimizin planları, hayalleri, yapmak istedikleri, sınavları vs vardı. Ama hayat hepimize öyle bir tokat attı ki kendimize gelemedik belli bir süre de ne yazık ki geleceğiz gibi durmuyor. Bu yazımda biraz sohbet etmek istiyorum, neler hissediyorum neler düşünüyorum size onlardan bahsedeceğim ve sizden de yorumlarınızı yazmanızı rica ediyorum.

   Zor Zamanlar Bizi Nasıl Güçlü Hale Getirir?

Zor Zamanlar Bizi Nasıl Güçlü Hale Getirir?

Zor Zamanlar Bizi Nasıl Güçlü Hale Getirir?

Nereden başlayacağımı bilememekle birlikte 2020 yılına girdiğimiz gecede neler hissettiğim aklıma geliyor. 2019 yılı benim için hem çok zor geçti hem de inanılmaz kırılma noktalarını yaşadığım bir yıldı. 2019’da hayatımın en güzel tatilini yaşadım sevdiceğimle, mezun oldum, sevdiceğimle ailem tanıştı ve inanılmaz iyi anlaştılar birbirlerini sevdiler, sonrasında en yakın arkadaşım evlendi, Çağrı’yla evimizi aldık kendi emeğimizle çabamızla, evimizi istediğimiz gibi yaptırmaya başladık, çoğu tadilat vs işi bitti, eşyalarımızı aldık, iş anlamında kendimi tahmin ettiğimden daha iyi bir noktada buldum, yogaya başladım, yürüyüşlerimi artırdım, bir sürü yemek tarifi denedim, en yakın arkadaşımın hamile olduğunu öğrendim teyze olmanın nasıl bir heyecan olduğunu tattım, ikinci kez hala oldum. DOLU DOLU 2019 YILI YAŞADIM VE BUNUN İÇİN NE KADAR ŞÜKRETSEM AZ! 2019 yılının son gecesinde sosyal medyada isyanlar gördüm o yıla ait… Üzüldüm insanların bakış açılarına… Hayatımda sıraladığım olumlu şeylerin yanında bir sürü de olumsuz tecrübeler edindim. Onları saymıyorum çünkü benim için iyi olmasalar da onlar benim tecrübem, acım benim olanlar! Kötü şeylerin de geçeceğini bilerek sabretmeyi öğretti 2019… “Daha kötü ne olabilir ki?” cümlesinin ne kadar tehlikeli olduğunu öğrendim. Ne kadar bu cümleyi tekrarlarsam daha da kötüsü gelip buldu. Kalpten dilediklerim gerçek oldu ama hiç de istediğim şekillerde değil. Örneklerle açıklayacağım ancak öncelikle şunu söyleyeyim. Dilekleriniz ne ise onların güzel bir şekilde olması için dua edin ve ne kadar sinirli, üzgün olsanız da ağzınızdan çıkan cümlelerin gerçeğe dönüşmesi için evrene ilettiğinizi unutmayın lütfen!

2020 yılına girerken çok korkuyordum. İçimde tarifsiz bir duygu vardı. En yakın arkadaşlarımla oturmuş kahve içerken kızlara kızmıştım. Olumsuz şeyleri çağırmayın bizi bulacak vs diye. Sonrasında kendimi sorguladım ben mi pembe gözlüklerle bakıyorum hayat çok mu kötü diye… Sonrasında çok istediğim bir kursa başlamayı düşünürken hiç tahmin etmediğim yerde fakülteden hocamla karşılaştım. Sohbet ettik, kursla ilgili görüştük, sözleştik ve ayrıldık. Akşam eve gittim ve kuzenim vefat etti. Çok pembe bakıyorsun hayata diye kendime kızdım. Amcam ve yengemle konuşmaya cesaret bulamadım. Aynı evin içerisinde kaçmak, göz göze gelmemek, kuzenime sadece sarılabilmek hiçbir şekilde acılarını dindiremeyecğini bilmek en büyük sınavdı. Uzun zamandır görmediğim akrabaları gördüm cenazede… Akrabalarla 2020 yılında karşılaşmayı umuyordum ancak bu şekilde değildi. Sonrasında aileme destek olmaya çalıştım. Zordu hala çok zor… Dünyada olan olaylar yangınlar, savaşlar, çekişmeler, hayvanların bitkilerin canlı canlı yanması, onların görüntüleri, depremi yaşayan insanların yaşadıklarını gördükçe sanki 100 yıl geçmiş gibi hissedip sıkıştım. Bu arada hayatımda güzel şeyler de oluyordu. Bir sürü yeni insan tanıdım, gerçekten sarılmayı, o gün ne hissediyorsam dile getirmeyi, bedenime iyi bakmayı, evlilik hazırlığı yapmak iyi geliyordu.

Mart ayına  girmeden aylık neler yapacağımı not ediyordum. Hem Çağrı’yla yapacaklarımızı not ediyorum hem de kendi ne planlarım var onları not alırım her zaman… Sonrasında o yapılacak listem için hemen harekete geçip bitirmeyi isterim. İlk hafta iki üç tadilat, eşya seçimi, gelinlikçi bulma vs ile geçti. Annem ve kayınvalidemi evimde ilk kez ağırlamanın mutluluğunu yaşadım. Sonrasında kayınvalidemle kalan eşyalarımızı aldık, Çağrı’yla nikâh tarihimizi aldık, tam gönlümden geçen gelinliği dikecek çok hanımefendi biri ile anlaştık, ilk provama gittim, yakın arkadaşlarımla buluştum. Çağrı askere gidecekti Nisan ayında veee SALGIN SEBEBİYLE HERKESİN HAYATI DURDU.

Zor Zamanlarda Neler Yapılmalı?
Zor Zamanlarda Neler Yapılmalı?

Herkes aynı trenin yolcusu oldu. İnsanın kendi, sevdikleri için endişesi, gelecek belirsizliği hepimizi tedirgin etmeye başladı. Çare aramaya başladık. Sarılamama, görüşememe, görüntülü arama yaparsam ağlarım diye mesajlaşayım demeye başladık. Çalışma zorunluluğu olanların daha çok kıymetini bilmeye, başka insanları önemsemeye başladık, sokaktaki hayvanların acıkıp susayabileceğini fark ettik çünkü sokakta insan olmamalıydı salgını durdurmanın tek yolu az temas çok önlem… Bu süreçte Sağlık Bakanı’nın açıklamalarına kulak kesildik. Tedirginleştikçe uyuyamadık, acaba boğazım mı acıyor, ateşim mi çıktı, aman öksürdüm derken korktuk. Öksüren insan duyunca görünce acaba hastalandı mı diye şüphelenmek pskilojimizi bozmaya başladı. Haftalık alışverişlerimizi yapıyoruz. Oturduğumuz çevredeki insanları tanımaya başladık. Yaşlı ve çocuklu insan varsa kim çıkıyorsa dışarı onun ihtiyaçlarını da almalı, almalıyım diye hareket etmeye başladık. Anne babamızla vakit geçirmeye başladıkça yeni rutinler eklendiğini öğrenmeye başladık. Bu süreç bizim evde de zorluydu. Babam yürümeyi inanılmaz seven biri ve 61 yaşında… Sigara içtiği için korkuyorum hastalanmasından ve çıkmasını önlemek için elimden geleni yapıyorum. Diğer ülkelerde olanları anlattım, gösterdim, salgın bittikten sonra nereye istiyorsa gidebileceğini hatta görmek istediği şehirler için kendisine destek olacağımı anlattım. Bol bol ailemle vakit geçirmeye çalışıyorum sıkılmasınlar diye, ihtiyaçları kendim alıyorum, çıktığımda komşularıma soruyorum ihtiyaçları varsa alayım çıkmasınlar diye… Sonrasında eve gelip kendimi, aldıklarımı dezenfekte ediyorum. Yeğenlerime bir şey aldığımda kapıdan verip Eda’ya (abim hanımı) her şeyi yıkayıp silmesini rica ediyorum. “Halacığım içeri gel, oynayalım” dediğinde salgın bitsin birlikte yine oynayacağımızı, vakit geçireceğimizi anlatmaya çalışıyorum.

Kendimle baş başa kaldığımda ise belirsizlikten, kaygıdan ağlıyorum. Çalışanlara minnet borcum artıyor. Dışarı çıktığımda daha da nazik olmaya çalışıyorum onlara çünkü ÇALIŞANLARA MUHTACIZ, ONLAR BİZİM İÇİN CANLARI PAHASINA DIŞARI ÇIKIYOR. Sosyal medyaya baktıkça karamsarlığım artıyor. İki gün önce Çağrı’yla konuşurken bu belirsizlikten ağladım. GÜÇLÜ KALAMIYORUM. Bu salgın devam ederse nikâh tarihimiz ertelenir, askerlik vs ne olacak belli değil, bu arada Çağrı bu sene mezun olacak dersler online yapılmaya başlandı. Onun için bu süreç daha zorlu geçiyor. Aynı zamanda da çalışıyor ve süreç BELİRSİZ… O da yoruluyor, yıpranıyor. Bu süreçte de birbirimize destek olmaya çalışıyoruz. Bu arada ikimiz de düğün kına vs istemediğimiz için sadece nikâh yapmayı planlıyorduk. PLANLIYORDUK DEDİKÇE GÜLESİM GELİYOR …  Haziran’a kadar ne olur bilmiyoruz ama böyle giderse de sadece şahitlerimizle birlikte nikâhımızı yapmayı planladık sonrasında hayır dedik o kadar sabrettik sevdiğimiz arkadaşlarımız, anne babalarımızın olduğu, sevdiklerimizle beraber olacak diye karar verdik. Tarih vs belli ancak Haziran’da bu süreç devam ederse erteleyeceğiz. Bu arada nikâh günümüz doğuum günü haftama ve mezun olduğum günün haftasına denk geldiği için çok mutlu olmuştum. Ama bakalım kısmet, sağlık olsun da her şey zamanı gelince yapılır. Yeter ki sağlığımız, sevdiklerimiz yerinde olsun. Sağlığımızdan kıymetli hiçbir şey yok ve çok çok değerliyiz.

Bu süreçte ne öğrendim? Sabretmeyi demeyeceğim hayatım boyunca en çok bu konuda sınandığımı düşünüyorum. Yıllardır yapmak istediğim bir iş vardı ve ben erteledikçe erteliyor, vazgeçiyordum. Sonrasında bir şey oluyor ben onu istiyordum. O konudan vazgeçmiştim üç aydır sonra yine aynı noktaya geldim. O işi artık deneyeceğim beklemeyeceğim. Evlendikten sonra diyordum onu da beklemeyeceğim artık ne yapmak istiyorsam ertelemeden devam etmek istiyorum. Okul konusunda kararsızdım ona da karar verdim yakında açıklarım. İş anlamında yapmak istediklerime ağırlık verip çalıştıkça bu süreçte rahatlıyorum. Sosyal medya da az vakit geçirmeye çalışıyorum. Uyku problemini çözmeye çalışıyorum. Çünkü uyku her şeyi ama her şeyi etkiliyor. Kaç haftadır iki saat uyuyup uyanıyorum ve o kadar kötüydüm ki anlatamam. Sonrasında bağışıklığımı kaybetmek istemediğim ve demorilize olmak istemediğim için haberlere az bakıyorum. Evde sporumu yapıyorum enerjimi atıyorum ve belli bir düzende uyumaya çalışıyorum. Bazen olmuyor ancak deneme aşamasındayım.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin. İhtiyaç olmadıkça dışarı çıkmayın, çevrenizdeki yaşlıların olup olmadığını araştırın, yardım edin, temiz olun, ellerinizi yıkayın bununla birlikte su israfından da kaçınmaya çalışın lütfen lütfen! Bu süreçten çıkmak için hepimize görevler düşüyor. Özellikle yaşlılarımıza yardımcı olun. Onların haberlere, bilgilere ulaşma yolu bizim kadar hızlı değil. Online alışveriş, banka işlemlerinden haberdar olmayabilirler. Siz, onlara temas etmeden ihtiyaçlarını giderin. Bu süreçte sokak hayvanlarını unutmayın lütfen! Onlar aç ve susuz, virüs onlardan yayılmıyor. Saçma saçma haberlere itibar etmeyin. Okuduğunuz haberleri teyit ettirin, resmi açıklamalara uyun! EVDEN ÇIKMAYIN! Çalışmak zorunda olanlara hayat borçluyuz onların işini kolaylaştıralım ki onlar da dirençli ve güçlü olsunlar! DOĞRU BİLGİLERİ, RESMİ KAYNAKLARI TEKİP EDİN, ELLERİNİZİ YIKAYIN, TEMASTAN KAÇININ, EVDEN ÇIKACAKSANIZ İKİ ÜÇ EVİN ALIŞVERİŞİNİ YAPIP DIŞARI ÇIKMA ORANINI AZALTIN KISACASI SORUMLU DAVRANIN LÜTFEN!

Daha güzel günler için hepimize görev düşüyor, lütfen bu süreçte daha düşünceli olalım. Son sözüm okuduğum ve doğru bulduğum bir cümle olsun.

“Normale dönemeyiz çünkü eski normalimiz sorunun kendisiydi.”

HONG KONG (2020)

Bunları da beğenebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir