Ocak Ayı Tecavüz Haberleri

Rize Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı, erkek çocuklara cinsel istismardan tutuklandı
RİZE İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcısı ve Kızılay Şube Başkanı 56 yaşındaki Mehmet Nuri Gezmiş, küçük yaştaki 2 erkek çocuğa cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklandı.

ERKEK ÇOCUĞA ODASINDA CİNSEL İSTİSMAR SUÇLAMASI
Rize İl Özel İdaresi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kızılay Şube Başkanı Mehmet Nuri Gezmiş, iddiaya göre 10 gün önce kıyafet yardımı yapacağını söylediği bir erkek çocuğu yanına çağırdı. Gezmiş, makam odasında pantolon giydirmek istediği 14 yaşlarındaki çocuğa bu sırada cinsel istismarda bulundu. Küçük çocuk eve döndükten sonra yaşadıklarını anlatınca aile polise başvurdu ve şikayetçi oldu. Gelişme üzerine polis merkezine çağrılan Mehmet Nuri Gezmiş, ifadesi alındıktan sonra bırakıldı. Ancak olayla ilgili incelemeyi sürdüren polis, Gezmiş’in Özel İdare Genel Sekreterliği ve Kızılay Şube Başkanlığı’ndaki bilgisayarlarına el koymak için savcılığa başvurdu. Ancak savcılık el koyma kararı vermedi, bilgisayarların rızaen getirilmesini istedi.

FORMAT ATILDI, HARD DİSKLER DEĞİŞTİRİLDİ
Bilgisiyarların teslim edilmesi sonrasında teknik inceleme başlatan polis, format atılarak tüm verilen silindiğini, hard disklerin ise değiştirildiğini saptadı. Bunun üzerine hard disk değişikliğinin yapıldığı bilgisayar firması ile temasa geçen polis, temin ettiği eski hard disklerdeki silinmiş verileri kurtardı. Bilgisayarlarda yapılan incelemelerde, küçük yaştaki erkek çocuklarla ilgili uygunsuz görüntüler ve yazışmaların bulunduğu, telefon kayıtlarında da, erkek çocuklara gönderilen bazı uygunsuz mesajlar ile yazışmalar ve konuşma kayıtlarının ortaya çıkarıldığı öğenldi.

BAŞKA ERKEK ÇOCUK İÇİN DE ŞİKAYET GELDİ
Polisin olayla ilgili çalışmaları sürerken Gezmiş hakkında ikinci bir şikayet geldi. 13 yaşlarındaki bir erkek çocuğun ailesi savcılığa başvurdu ve Mehmet Nuri Gezmiş’in çocuklarına cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle şikayetçi oldu. Bu gelişme üzerine dün gece savcılık talimatı ile gözaltına alınan Mehmet Nuri Gezmiş, Asayiş Şube Müdürlüğü’ne getirildi. sağlık kontrolünden geçirilen ve gece nezarette tutulan Gezmiş, Rize Adliyesi’ne sevk edildi ve çıkartıldığı mahkemece çocuklara cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanarak Kalkandere cezaevi’ne göderildi.

YETİŞTİRME YURTLARINDA DA CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI
Bu arada, geriye dönük araştırma yapan polis, Mehmet Nuri Gezmiş’in 1983-1987 yılları arasında Diyarbakır’ın Kulp İlçesi’nde öğretmenlik yaptığı dönemde küçük yaştaki erkek çocuklara yönelik cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla soruşturma geçirdiğini tespit etti. 2003 yılında kendi başvurusu üzerine Rize Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü görevine getirilen Mehmet Nuri Gezmiş hakkında, kuruma bağlı yetiştirme yurtlarında kalan erkek çocuklara yönelik cinsel istismar iddiaları ile hakkında 2007 yılında müfettiş soruşturması açıldığı öğrenildi. Erkek çocukları evine götürdüğü, odasına aldığı ve cinsel istismarda bulunduğu yönünde çocukların ifadeleri üzerine müfettişlerin Gezmiş hakkındaki adli yargılama talebine dönemin Mülki İdare Amirleri’nin izin vermediği ortaya çıktı.
GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETTİ
1990-2002 yıllarında Rize’de çeşitli okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yapan ve 2005 yılında Kızılay Rize Şube Başkanlığı görevine getirilen evli ve 2 çocuk babası Mehmet Nuri Gezmiş, 2013 yılından bu yana İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürütüyordu. 10 gün önce hakkındaki şikayetler üzerine Kızılay Şube Başkanlığı’ndan istifa eden Gezmiş, İl Özel İdare Genel Sekreter Yardımcılığı görevinden de ayrılarak emekliliğini talep etti.

Kaynak: Milliyet

Diyanet’ten soru ve cevap iddiasına yanıt geldi..
Diyanet İşleri Başkanlığı “Din İşleri Yüksek Kurulu Dini Bilgilendirme Platformu” resmi internet sitesine gelen bir soru ve yanıt iddiası büyük tepki çekmişti.

Diyanet’ten söz konusu haberle ilgili açıklama geldi. İddiaya tepki gösteren Diyanet, ifadelerin tahrif edildiğini duyurdu.
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bugün bazı internet sitelerinde Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı Dini Bilgilendirme Platformu’na dayandırılarak verilen ifadeler ve bu çerçevede metinde yer alan akıl ve ahlaktan yoksun görüşler Din İşleri Yüksek Kurulumuza ve Başkanlığımıza isnat edilemez” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Elektronik ortamda türlü hile ve desiselerle, çeşitli kelime oyunlarıyla, kendisini vatandaş yerine koyarak platforma soru sorup aldığı cevapları da tahrif ederek, bunu Başkanlığımızı itibarsızlaştırmanın bir yöntemi olarak kullanmak hiçbir akıl ve vicdan tarafından kabul edilemez.

BU SAPKIN, ÇARPIK YORUMLARIN…

Bazı medya kuruluşları tarafından bu tür sapkın, çarpık yorum ve değerlendirmelerin bütün bir topluma Başkanlığımızın görüşü olarak takdim edilmesi hiçbir ahlaki temelle ve duyarlılıkla ilişkilendirilemez.
Söz konusu haberle ilgili olarak tüm yasal haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.”

O İDDİA NEYDİ

İddialara göre gelen soru, “Öz kızını öperken şehvet duymanın nikaha etkisi olur mu?” şeklindeydi. Tepkilerin ardından https://fetva.diyanet.gov.tr sitesinden bu soruya verilen yanıtın kaldırıldığı belirtiliyordu. Şu yanıtın verildiği iddia edilmişti:

“Babanın kendi öz kızını öperken şehvet duyması durumunda nikahının ne olacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı mezheplere göre, babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikaha bir etkisi yoktur (bkz. İbn Rüşd, Bidayetü’l-Müctehid, Mısır 1975, II, 33; İbn Kudame, el-Muğni, VII, 486; İbn Cüzey, el-Kavaninü’l-Fıkhiyye, 138). Hanefilere göre ise; babanın, kızını şehvetle öpmesi, kızına şehvetle sarılması durumunda, kızın annesi bu babaya haram olur. Ancak bu tür sonuç doğuracak tutmanın, teni tenine değerek olması, ya da altının sıcaklığını iletecek kadar ince bir örtüden olması gerekir. Kalın elbisesinden tutarak, ya da vücuduna bakıp düşünerek şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir. Şehvet duymanın işareti, erkeğin organında bir uyanma, uyanıksa uyanışının artması, kadının da kalbinin heyecanla çarpmasıdır (Merğinani, el-Hidaye, I, 192; Mevsıli, el-İhtiyar, III, 109).”

Kaynak: Milliyet

Kuran kursunda tecavüze 24 yıl hapis
4 erkek çocuğa cinsel taciz ve tecavüzden yargılanan Rafet Ermiş isimli dernek başkanı 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Sinop’un Gerze ilçesinde 4 erkek çocuğa cinsel taciz ve tecavüzden yargılanan Rafet Ermiş isimli dernek başkanı 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Gerze’de kurduğu İslamcı Gençlik İlim ve Hikmet Derneği (GİHDER) Başkanı Rafet Ermiş, dernekte verdikleri Kuran kursuna gelen 4 erkek çocuğuna tecavüz ve cinsel taciz suçlamalarıyla Sinop Ağır ceza mahkemesinde yargılanıyordu. Dün tutuklu bulunduğu Sinop E Tipi Cezaevi’nden mahkemeye getirilen Ermiş, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Halksesi sitesinden Mete Çağdaş’ın haberine göre, mahkeme esnasında sinirlerine hakim olamayan çocuklardan birinin babası olan C.T., hakim tarafından mahkeme salonundan çıkarıldı.

İslamcı dernek başkanı Rafet Ermiş’i, 7 Haziran 2015 seçiminde İstanbul’dan AKP milletvekili aday adayı olan Avukat Necip Kumandaveren savunuyordu. Mağdur çocuklardan birinin “Rafet Ermiş yanıma geldi ve beraber kitap okuyalım diyerek beni kendi odasına götürüp kapıyı arkadan kilitledi. Daha sonra masa üzerine ‘Peygamberin Bir Günü’ isimli kitabı koyarak okumamı söyleyip beni kucağına oturttu…” sözleri ise tutanağa yansıdı. Öte yandan Rafet Ermiş’in avukatı Kumandaveren, Ermiş’in mağdur olduğunu iddia ederek serbest bırakılmasını istedi. Fakat Sinop Ağır ceza mahkemesi hakimi, çocukların ve görgü tanıklarının ifadesi ile mevcut delillere dayanaraktan Ermiş’i toplamda 24 yıl hapse mahkum etti.

BANA DA O AYIP ŞEYİ YAPTI

“Peygamberin Bir Günü” isimli kitabı okuması için Rafet Ermiş’in odasına çağırdığı çocuğun babası ise çarpıcı bir savunma yaptı. Baba, Ermiş ile 8-9 ay kadar önce derneğin boya işlerini yaptığı sırada tanıştığını, çocuğunun bir gün boya yaparken, ‘Baba sana bir şey söyleyeceğim. Rafet Ermiş, arkadaşıma ayıp şeyler yapmış’ dediğinde oğluna arkadaşından uzak durmasını söylediğini belirtti.

Baba savunmasını şöyle sürdürdü:

“Çocuğumu ayrıntılı sorguya tabi tuttuğumda ‘Baba bana da o ayıp şeyi yaptı’ dedi. İnanmak istemedim. Çocuğumun çok korktuğunu ve sarsıntı geçirdiğini gördüm. Anlatmasını istediğimde ‘Baba ben bilgisayar masasında otururken yanıma geldi ve ‘beraber kitap okuyalım’ diyerek kendi odasına götürüp kapıyı arkadan kilitledi. Daha sonra masa üzerine kitap koyarak okumamı söyleyip beni kucağına oturttu ve benim pantolonumu aşağı doğru indirdikten sonra, kemerini açarak beni kucağına oturttu. Benimle birlikte ileri geri sallanarak cinsel organını bana temas ettirdi. Bu sırada canım çok yandı ve korktuğumdan bir şey diyemedim, donup kaldım. Bu olayların olduğu sırada kardeşim kapıyı açmaya çalışınca benim pantolonumu yukarı doğru çekerek, kucağından indirip kapıyı açtı’ diyerek anlattı. Bu anlatılanları diğer çocuğuma sorduğumda ‘ Rafet Ermiş kapıyı açtığında kıyafetini düzeltiyordu. Bu sırada cinsel organını gördüğüm sırada kardeşim açılan kapıdan koşarak bana ‘Abi gel ‘diye bağırdı, diyerek anlattı. Çocuklarım bana bir arkadaşlarının daha kendilerine ‘Derneğe gitmeyin bana ayıp şeyler yaptı, size de yapar’ dediğini de söyledi.”

Kaynak : odatv.com

Öncelikle tecavüz haberlerini günlük paylaşıp “farkındalık” oluşturmaya niyetlendim fakat her haber açışımda o kadar fazla haberlere denk geldim ki her gün paylaşmaktan vazgeçtim. Fakat en ağırlarını burada paylaşıp hem bir arşiv hem de sosyal bir güç oluşturmak amacıyla her ay tecavüz haberlerini derleyip paylaşmaya karar verdim.
Yabancı ülkelerde sosyal farkındalık oluşturmak daha kolayken maalesef ülkemizde bırakın farkındalık oluşturmayı Diyanet İşleri Bakanı’nın açıklamalarını, o çok sevilen aşık olunan osmanlı, Kur’an kursu adı altında neler döndüğünü görmenizi istedim. Kaç defa gördünüz haberlerde bilmiyorum ama sadece görüyoruz elimizden bir şey gelmiyor, yetkililer bir şey yapmayı bırakın televizyonlara ceza yağdırıyor bir öpüşme sahnesine neymiş tahrik ediyor.Sorarım sizinn yaptığınız ne acaba? Hangi akla hizmet toplumsal konularda yol gösteriyorum diye en ayıpladığınız şeyi “tahrike teşvik ediyorsunuz?” Bakan istifa etmeli acilen ve Bakanların yetkileri acilen kısıtlanmalıdır. Her şeyi kısıtlayan iktidar bu durumlara neden sesini çıkarmıyor. Bizde ne tepkimizi sürdürebiliyoruz ne de adaletin gelmesi için mücadele ediyoruz.

Dini duygular istismar ediliyor, o çok sevilen Osmanlı’da böyle adaletsizlikler olduğu zaman neler oluyordu. Biraz okumak lazım, birine cinsel taciz edildiğinde hadım edilir, idam cezasına çarptırılırdı. Bırakın idamı davalara indirim yapılıyor, birkaç sene hapis cezası verilip tekrar sokaklara gönderiliyor. Sonra halk mutlu… Herkes tedirgin geçen gün Ankara Kızılay’da merkezi bir yerde haftasonu olduğu halde akşam 8’de sokaklar bomboş… Buna cevapları eminim şu olur. Ne işin vardı o saatte dışarıda ? Hani özgürdük, hani mutluyduk, tedirgin değildik… Ceza istiyoruz, indirim uygulanmadan…

Tecavüzlere önlem alınmazsa günden güne artarak devam edecek… Özellikle böyle bakanlar olduğu sürece.. Tecavüzün erkeği, kadını, çocuğu, yetişkini olmuyor. Tecavüzün her türlüsüne cinsel, psikolojik, ne türü olursa olsun derhal cezaların sertleştirilmesi gerekiyor. Bunun için de sosyal farkındalık… Tabii ki Diyanet İşleri Bakanı’nında istifa edip, Bakanların yetkilerinin kısıtlanması gerekiyor. Devlet büyüklerinin yetkileri artınca halkın refahı azalıyor malum…

Bunları da beğenebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir