Okulu Neden Bıraktım?

Üniversite Tercihleri Nasıl Yapılır?

Herkese merhabaa, bloğuma hoş geldiniiiz 🙂

Bugün sizlere canımı çok sıkan bir olaydan bahsedeceğim. İlk üniversitemi 2013 yılında kazandım. Hacettepe Üniversitesi sanat tarihi bölümünü kazandım. Kayıt yaptırdım ancak içten içe bu bölümde okumayacağımı biliyordum. Kaydımı da buna göre yaptım. Asıl amacım aileme okulu kazandı mı diyen akraba ve çevreme okulu kazandım imajı verebilmekti. Yani etrafımdaki insanları susturabilmekti. (Susacaklarını sandım ama susmadılar 😀 ) Sınava hazırlandığım dönemde “ne istiyorum, hangi bölümde nasıl mutlu olrak okuyabilirim, geleceğimde yapacağım mesleği okuduğum bölüm sayesinde yapmalıyım” düşüncesindeyken defalarca sınava hazırlandım. Aldığım puanlar içime sinmiyor, ne okumak istediğime karar veremiyordum. Bu süreçte de çevrem Hacettepe Üniversitesi’ne gittiğimi söylüyordum. Ve derslere girmedim, evde aileme durumu açıklayıp istediğim bölümü kazanana kadar bu sürecin devam edeceğini açıkladım. Şanslıydım ki ailem sonuna kadar destek oldu. Ne bölüm ne de okul konusunda baskıcı olmadılar. Alacağım karara, okuyacağım bölüm ve okula karışmadan ne olursa olsun yanındayız demeleri benim şu hayattaki en en büyük şansımdı.

Okul Neden Bırakılır?
Okul Neden Bırakılır?

Yıl oldu 2015 hayatımda çok şeyler değişti. Ben değiştim ve aslında sınava hazırlanmaktan çok ama çok yorulmuştum. Kafama koydum, ne olursa razıyım ve seneye kampüste, mutlu bir bölüm okuyacağım dedim. Sayısal bölümle girdiğim sınavlarda eşit ağırlık ve sözel bölümlerine girdim. Son girdiğim sınavda sayısala girmedim bile… Biliyordum ki sözel bölümlerde daha iyiyim, okurken zevk alıyorum. Ona göre seçim yapabilecektim. RTS, Gazetecilik, Reklamcılık gibi bölümler vardı aklımda… Günümüzde görsel iletişim ve sosyal medyada ön planda, iş imkanı olarak da tatmin edici ve en en önemlisi ilerde yapacağım işi heyecanla, istekle gerçekleştirebilecek olmasıydı. Çok şükür 2015 yılında Gazi Üniversitesi Gazetecilik bölümünü kazandım. Herkese Hacettepe’yi bıraktığımı duyurdum. O zamanlarda o kadar kıymetliydi ki başkalarının ne dediği, ne düşündüğü ve oturur bunlara ciddi ciddi üzülürdüm. “Sen okumazsın, o bölümde iş yok bla bla blaa…” cümlelerini duymaktan o kadar sıkılmıştım ki… Okula başladığımda korkuyordum, ya sevmezsem ya beklediğiim gibi olmazsa diye kafamda türlü senaryolar geçiyor. Ama azimliyim aynı zamanda, kendime söz vermişim. Önüme çıkan fırsatları değerlendireceğim, üniversite hayatını doya doya, geze geze, çalışa çalışa ama bolca eğlenerek, hata yaparak bitirecektim. Binlerce şükür ki o azim başlangıçtaki amaçlarımı gerçekleştirmeme yardım etti. Birbirinden güzel insanlarla tanışmamı sağladı, dostlarımı üniversitede buldum. Dönüp baktığımda çok çoook güzel anılarım var hafızamda… Ne yazık ki lise ve ortaöğretim için aynı hisleri paylaşamıyorum. Ama o zamanlardan kalan çok güzel deneyimler de kazandım. O zamanları yaşamasaydım bugünkü ben olmayacaktı. Üniversitede okurken çalıştım, şu anki işimi yaparken algımın açılmasını sağladı. Birbirinden güzel hobiler edindim. Hatta o hobiler işim oldu. Kendi paramı kazandım, benim için önemli olan şeyleri kendi kazancımla alma imkanı elde ettim. Sporla tanıştım, sporu ve sağlığı hayatımın merkezi haline getirmeme yardım etti. Veee daha bir sürü şeeey kazandırdı üniversite hayatı….

Üniversite Tercihleri Nasıl Yapılır?
Üniversite Tercihleri Nasıl Yapılır?

Geçen ay çok sevdiğim kuzenlerimden birini kaybettim. O ortamda uzun zamandır karşılaşmadığım akrabaları vs gördüm. Cenaze bizim anlayacağınız ve kendini yakın gören akrabalarımdan (görünürde de yakın ama sorsanız 5 yılda bir kez ancak konuşmuşuzdur!!) biri Hacettepe’yi kazandığımda babamı arayıp o bölümde iş yok, farklı bölüm yazsaydı demiş. Ben de ona “kimse benim hayatıma karışmasın, okuyacağım bölüme ben karar veririm.” demişim ve sonrasında gerçekten okulu bırakmışım. Bu kişi okulumu, bölümümü beğenmediği için bırakmadım. Yine olsa yine aynı şeyleri söylerim. Aynı zamanda bunun cenazede dile getirilmesinin ne kadar çirkin olduğundan bahsetmiyorum bile… O yerde ne okul ne iş ne de başka bir şey önemli… Orada bir acı var ve o acı hepimizin… Orada deneyimlediğim duygu ne oldu biliyor musunuz? İnsanlar gerçekten çok çok kötü, her şeye karışmayı kendine adet edinmiş, hayatında olmayan insanlara bile kolaylıkla karışan ne dediğini bilmeyen insan sayısı o kadar fazla ki… Neyse ki artık kimsenin ne dediği, düşündüğü çok umrumda değil. Kendi hayatınızı yaşayın, kendi deneyimlerinizi hissedin. Herkes konuşacak, bilip bilmediği konularda vaazlar verecek. Maalesef acı ama gerçek bu! Duymayın, bırakın arkanızdan kötü desinler, umursamayın! Onların kötü demesiyle siz kötü olmuyorsunuz. Onlar her şeyden önce kendilerine önyargılılar, yeniliklere açık değiller, insanların deneyimleme hakkını ellerinden almaya meraklılar! Unutmayın ki hayata bir kere geldik ve ikinci şansından bile emin olmadığımız bu yaşamı doya doya yaşamak her şeye değer! Siz değerlisiniz, yaşam hakkınız, deneyimleme hakkınız çok kıymetli… Bu hakları kimsenin almasına izin vermeyin, sizi siz olduğunuz için yargılamadan, yanında olarak, destek olarak var olan insanlarla birlikte olun! Sizi seviyorum, her zaman burada olacağım ve elimden geldiğince yanınızda olmaya çalışacağım. Dilerseniz Instagram’dan takip edebilirsiniz, yazabilirsiniz.

Bir sonraki yazımda görüşürüüüüz, sizi seviyoruuum 🙂 Instagram Meryemlecom hesabımdan takip edebilirsiniz 🙂 <3

Hayata Dair Önemli Tavsiyeler
Hayata Dair Önemli Tavsiyeler

Bunları da beğenebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir