Tepki Göstermek

Ülkemin zorlu günlerinde yazı girmeme kararı aldım bir ay önce, 2. Ankara patlamasının hemen ardından gerekçelerimi tepkilerimi yazdım. 3. Patlama oldu, hayatımın en heyecanlı dakikaları, hayallerimi gerçekleştirdiğim gün en sevdiğim şehir kana bulandı. Bir hafta geçmeden ülkemin en sevilen ve tarih kokan sokakların biri daha patladı. Kapkaranlık oldu, kan kokusu sardı her tarafı… Görünüşte öfke ve kızgınlık sarmalı olan fakat hissettiğimiz korku ve çaresizlik aldı yerini… Kendimizi düşünmeden sevdiklerimizi arama telaşı sardı. Ulaştığımızda dinmeyen bir korku ve el titremeleri kaldı geriye.. İçimizde kalan yoğun duyguları dile getirememek kaldı. Saat, dakika, saniye… Ölüm… Ne kadarını yazsam ne içimdekini tarif edebilirim size ne sizin duygularınızı ifade edebilirim.
P_20160320_142525
Zor günlerden geçiyoruz, karanlık, sevdiklerine ulaşmak için titreyen ellerin nesliyiz, ölenlerin yakınlarını acılarını düşünmeden geçen günümüz yok. Aileleri, yakınlarına verilen bir tek cevap arıyorum, söylenen cümlelere bakıyorum. Bir şey bulamıyorum, klişe laflar hep… Acıyı dindirecek söz yok ama unutturacak bir çaba da yok işin kötüsü.. Yazdığım eleştiriler hem buradan hem sosyal medyadan hepsi siyasal çünkü bu halde olmamızın baş nedenleri.. Fakat sadece onlar değil üzülerek belirtiyorum ki oynanan oyunların çabuk piyonları olduk. Birbirimizi kıracak yer geziyoruz. Küçük görecek, ben üstünüm, bilgiliyim ve en korkulacak olanı “sadece ben biliyorum” diyerek algılarını kapatanlar sizlerden ricam kırın artık kinlerinizi nefretlerinizi, ölüyoruz… Sadece sistem suçlu değil biz de suçluyuz buna uyduğumuz için, hiçbir çaba göstermediğimiz için… Birbirimizin yüzüne bakacak cesareti gösteremediğimiz için, sabah tanımadığımız birine “günaydın” demekten çekinip hiç kimseyi hayat alanımıza almadığımız için… En çok kendimize yabancı olduğumuz için, kendi değerlerimizi sorgulamadığımız için suçluyuz. Biri beni örnek alsın diye yaşamıyorum hayatı bilakis kendimi ben örnek alayım diye yaşmaya çalşıyorum. Tanımadığım küçük bir kız çocuğuna çikolata verdiğimde gözlerinde korku değil sevgi görmek istiyorum. Hiçbirimizin hayatı burada, sosyal medyada ya da forumlarda geçmiyor. Burada lanse ettiğim hayat ve yaşadığım arasında fark olmamas için çaışıyorum. Olabildiğince kimseyi kırmadan, gerçeklikten uzak paylaşımlar yapmamaya ve bir şeylerin fark edilmesini sağlamaya çalışıyorum. Farkındalık belki bir cümle ile oluyor, bir haber, bir beyin fırtınası ile ama birilerine dokunuyor, hayatlar değişiyor. Neden olmasın ki diyorum çoğu zaman kendime burada bir yerlerde bu yazımı okuyana karamsarlık değil umut aşılayabiliyorsam benim hedefim yerine ulaşmış oluyor diyorum.
P_20160320_142556
Değerlisiniz hem de çok değerlisiniz. Hepimiz eşsiz ve bitaneyiz. Birbirimizin aynısından bir tane daha yok. Kardeşlerimizle bile benzemiyoruz ki nasıl bizden bir tane daha olsun? Bir kere doğduk, hayatı yaşıyoruz ve saniye sonra neler olacağını bilmiyoruz. Karanlık günlerde karanlığa gömülmeyelim istiyorum. Tepki vermek hırçınlaşmak, çirkinleşmek değil tepki vermek benim nezdimde yaptığın işte en iyisini yapmak, daha çok okumak, bilgilenmek, sorgulamak, hakkını aramak fakat bilincinde olarak, onurlu ve güçlü kalarak… Güçlü yaşamak ise bilgi ile olur, eğitim sisteminin dışına değil kendinizi aşarak olur. Korkuyoruz hepimiz haklıyız da fakat hiçbir şey yapmamak da yakışmıyor bize. Bir yere giderken yakınlarımın bugün gitmesen, arkadaşlarımla bir yerlere giderken sıkı sıkı “aman dikkat et, Kızılay’da fazla kalma” telkinleri ile değil. Tek başıma, gündüz de gece de rahatça sokaklarda gezebilmek ve herkesin de aynı rahatlıkta ve güvende olmasını istiyorum. Onun için de her şeyi bırakmak, ümitsizliğe kapılmak yok ! Kalkacağız, sokağa da çıkacağız, çocuklarımızı da en iyi şekilde yetiştirip daha çok Atatürk’ü öğreteceğiz. Unutturulmaya çalışılan ilkeleri anlatacağız, tarihi, teşekkür etmeyi, özür dilemeyi, sorgulamayı, sevgi ve saygıyla büyümeyi öğreteceğiz. Neslimizin işi çok zor kabul ama biz yılmadan İNSAN YETİŞTİRECEĞİZ… Sadece kendi çocuklarımızı değil tüm çocukları sarmalayarak, onlarla iç içe olarak… Bölünmemeyi, kimseyi ayrıştırmamayı öğreteceğiz. Ben inanıyorum, gelecek nesil bizim yetiştirdiğimiz çocuklarla, bugünkü insanlarımızla olacaksa el birliğiyle bu zor günleri atlatıp aydınlığa çıkacağımıza inanıyorum.
P_20160320_142646
Yaralarımızı sarmalı, sararken kırmadan, yapıcı bir dille sarmalanmalıyız. Unuttursak sürekli hatırlatırlar, hatırlatırken daha çok can yakarlar bunlara müsaade etmemeliyiz. Tanımadığınız birinin kapısını çalın önce bir tatlı ikram edin, gülümseyin, iyi akşamlar dileyin. Çevremizden başlayıp okyanus gibi büyüyen koca yürekler olalım. Aşağılamadan, bölmeden, sorgulayarak her şeyden önce Atatürk ilkelerine daha çok sahip çıkarak…
P_20160320_142959
Siyasi analizlere yer vermek istemedim bu yazımda fakat çok detaylı bir yazı ile sizlerle olacağım… Neler yapabiliriz, nasıl tepki veririz? sorusunu kendimce cevaplandırmak istedim.

Nazım Hikmet’in çok sevdiğim mısralarıyla yazıma son vermek istiyorum:

İkimizde biliyoruz sevgilim,
Öğrettiler;
Aç kalmayı, üşümeyi,
yorgunluğu ölesiye
ve birbirimizden ayrı düşmeyi…
Henüz öldürülmek zorunda bırakılmadık
ve öldürülmek işi geçmedi başımızdan.

İkimizde biliyoruz, sevgilim,
Öğretebiliriz:
Dövüşmeyi insanlarımız için
ve her gün biraz daha candan
biraz daha iyi sevmeyi…

Her şeyden önce sizi sevdiğimi unutmayın, Allah’a emanet olun …

Meryem Avcı

Bunları da beğenebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir